20 Haziran 2013 Perşembe

Baktığımız Yerden Görülen Doğru mudur?

Bizi yetiştiren ana, babalar bizim hiç yanlış yapmamamıza çalıştı.
Biz okullarda doğruyu nasıl bulacağımız öğrenmedik. Bize hazır bir şekilde sunulan doğruları ezberleyerek sınıflarımızı geçtik, diplomalarımızı aldık.
Bizim Duruşumuza hep emin olduğumuz doğrular yön verdi, doğrularımızı sorgulamadık.
Biz araştırıp şüphe etmek yerine, inanıp güvenmeyi öğrendik, ya da inanmayıp reddetmeyi tercih ettik.

Gezi olayları yakından yaşayip bir de sorgulayanlara bu gerçeği bir daha gösterdi.
ilk günlerde zaten bir çoğumuzun haberi bile olmadı ama sanırım 48 saat kadar sonra sonra kanallar kendi merceklerinden olayları aktarmaya başladı.
Kimimiz sadece Halk TV, +1 seyredip yandaşları lanetledik, kimimizde uyduruk kışkırtıcı kanalları bırakıp TRT, NTV, HaberTurk, Samanyolu vs. izledik. Benzer secimlerle benzer gazeteleri alıp diger yalancı ve yanlıları hiç okumadık. Birilerimiz vahşice halka saldıran polis görüntüleri seyrederken, diğerlerimiz taş atan maskeli cocukları lanetliyordu.
Bu yüzden bazılarımız AHL'de toplanan coşkun kalabalık ile öğünüp , köprüde yolları kesen tipleri kınarken; diğerlerimiz de AHL'ye giden yolları nasıl kapanır derken, polis tekrar saldırmasın diye barikatları güçlendiren gencler için dua ediyordu.
Bazılarına göre başbakanlık çalışma ofisine saldırıyorlardı, bazılarına göre Gezi'de ağacları seven çocuklara.
Doğru ikisinini arasında, tam orta değil, tabiki birine daha yakın.

Olaylara bakış açımızı gerçekler değil, seyrettiğimiz kanal belirledi.

Unutmamamız gereken baktığımız yeri değiştirsek, gördüğümüz de değişir.


...dunyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak hersey..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder