28 Haziran 2013 Cuma

Koy (Village) Filminin düşündürdükleri. “Hepsi iyi niyetli idi”

Herkes iyi niyetli idi…
Bir heyet ile yönetiyorlar idi köylerini, her isteyen bu heyete fikir
sunabiliyor, kararlara itiraz edebiliyordu.
Neredeyse doğrudan demokrasi işliyordu köyde. Herkes mutluydu
Herkes iyi niyetli idi.

Korkuları vardı halkın. Ormandaki etobur yaratıklar ve kasabalardaki ahlaksız
insanlar.
Yönetenler izin verebilirdi aslında kasabaya gitmeye ama ormanda korkunç
yaratıklar vardı….

Yönetenlerin acıları vardı geride bıraktıkları, duyguları vardı, kırılmış
parçalanmış kalpleri.
Ve sırları……..
Hepsi iyi niyetli idi, halkları için çalışıyorlardı.

Film bir çocuk cenazesi ile başlıyor, ve başkan (muhtar) ‘ın filmin sonunda
anlam kazanacak lafı ile. “Böyle kayıplardan sonra kendi kendime acaba buraya
gelmekle iyi mi yaptık diye soruyorum”…….

Onlar kendilerine ideal bir toplum kurmuşlardı, para yoktu, kötülük dışarıda
kalan bir tehdit idi. İyi niyet üzerine kurulu bir yönetim vardı.

Tüm kötülüklerin anası işte bu “iyi niyet”.
Aslında kurulan tam bir korku imparatorluğu. Diktatörlüğü. Toplumun refahı
yaratılan suni düşmanlar, ve kurgu senaryolar ile sürekli tetiklenen korku.
Toplum düzeninin korunabilmesi için gözyumulan ölümler. Taki muhtarın kızının
büyük askına sıra gelene kadar. Başkalarının bebekleri olurken ses çıkarmayan
muhtar müstakbel damadı ve dolayısı ile kızının mutluluğu için tüm kuralları
yıkabiliyor. Ve bir başka yönetici karşı çıkıyordu bu karara ve hatırlatıyor
“Hepimiz yemin ettik”.

Kaç kişiyi feda edebiliriz toplumun iyiliği için, ne kadar bilgiyi
saklayabiliriz, nereye kadar kandırabiliriz onları?

Bence güzel bir filmdi, diktatörlerin aslında ne kadar “iyi niyetli” olduğunu
anlatıyordu film.



2013 Yılı Notu:
Yukarıdaki yazıyı 2004 yılında yazmışım Turna grubuna mail olarak göndermişim bugun google'da taratınca tekrar buldum.
"söz uçar yazı kalır" 'ın bir kanıtı
Film Night Shyamalan'ın yaptığı 2004 yılında cektiği The Village filmidir.
Bence değerini tam bulamamış bir film di.


https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6y_(film)
http://www.imdb.com/title/tt0368447/


25 Haziran 2013 Salı

VATANSEVER

Bir de vatanseverlik tekeli var tabi. Kendimiz vatanı seviyoruz ya, bizim gibi düşünmeyen herkes vatan haini.
Yok arkadasım ben de hain değilim sen de...
Ben ülkenin çıkarlarının benim dediklerimden, sen senin yolundan geçtiğini düşünüyorusun.
Bunu kabul edebildiğimizde farklı düşünsek de barış içinde yaşayabileceğiz

22 Haziran 2013 Cumartesi

Bence -12-

Küfür eden söyleyecek sözü olmayandir

Bence -11-

Aynı sekilde düşünmemiz gerekmiyor, yeterki düşün..

20 Haziran 2013 Perşembe

Baktığımız Yerden Görülen Doğru mudur?

Bizi yetiştiren ana, babalar bizim hiç yanlış yapmamamıza çalıştı.
Biz okullarda doğruyu nasıl bulacağımız öğrenmedik. Bize hazır bir şekilde sunulan doğruları ezberleyerek sınıflarımızı geçtik, diplomalarımızı aldık.
Bizim Duruşumuza hep emin olduğumuz doğrular yön verdi, doğrularımızı sorgulamadık.
Biz araştırıp şüphe etmek yerine, inanıp güvenmeyi öğrendik, ya da inanmayıp reddetmeyi tercih ettik.

Gezi olayları yakından yaşayip bir de sorgulayanlara bu gerçeği bir daha gösterdi.
ilk günlerde zaten bir çoğumuzun haberi bile olmadı ama sanırım 48 saat kadar sonra sonra kanallar kendi merceklerinden olayları aktarmaya başladı.
Kimimiz sadece Halk TV, +1 seyredip yandaşları lanetledik, kimimizde uyduruk kışkırtıcı kanalları bırakıp TRT, NTV, HaberTurk, Samanyolu vs. izledik. Benzer secimlerle benzer gazeteleri alıp diger yalancı ve yanlıları hiç okumadık. Birilerimiz vahşice halka saldıran polis görüntüleri seyrederken, diğerlerimiz taş atan maskeli cocukları lanetliyordu.
Bu yüzden bazılarımız AHL'de toplanan coşkun kalabalık ile öğünüp , köprüde yolları kesen tipleri kınarken; diğerlerimiz de AHL'ye giden yolları nasıl kapanır derken, polis tekrar saldırmasın diye barikatları güçlendiren gencler için dua ediyordu.
Bazılarına göre başbakanlık çalışma ofisine saldırıyorlardı, bazılarına göre Gezi'de ağacları seven çocuklara.
Doğru ikisinini arasında, tam orta değil, tabiki birine daha yakın.

Olaylara bakış açımızı gerçekler değil, seyrettiğimiz kanal belirledi.

Unutmamamız gereken baktığımız yeri değiştirsek, gördüğümüz de değişir.


...dunyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak hersey..