
YÖK ve YÖK'e bakış benim için gercekten incelenmesi gereken bir konu. Bir ara daha detaylı arastıracagım YÖK tarihini.
Ben 80'lerin sonlarında ilk genclik cağlarımı yasıyordum. YÖK'un başında İhsan Doğramacı vardı.
Her yerde YÖK'un ne kadar faşist, ne kadar zararlı oldugu anlatılır dururdu. Dogramacı'nın üniversiteyi, üniversitelileri nasıl "dogradıgına" dair karikatürlari hala hatırlarım. Karikaturleri bulamadım ama yanda bir Nokta kapağı var.
İlk genclik yıllarım ya, bu kurumun kötü olduğu fikri kafama kazınmıstı bir kere, bir türlü atamıyordum.
Sonra yıllar geçti, AKP bu YÖK'u kaldıralım, yetkilerini kısalım gibi tekliflerde bulundu, artık universite ile alakam olmamasına rağmen, tamam demiştim geç de olsa kurtuluyoruz. Öneren AKP'de olsa iyi bir sey olacak galiba, üniversiteler yine özgür olacak, diye düşünmüştüm.
Meğer mesele öyle değilmiş. YÖK'e sadece dinciler karşıymıs. Bizim faşist YÖK'den Doğramacı gidince, iktidara da AKP gelince, Atatürkcü üniversiteleri koruyan kurum YÖK olmus.
Demek ki Kenan Evren Paşa YÖK'u kurmakta haklıymış. O muhterem şahsiyet gelecegi görmüş üniversiteleri korumak için sağlam bir kurum bırakmıs arkasında.
Herneyse AKP YÖK'un kapatmayı ya da yetkilerini kısmayı başaramayınca kendi adamlarından birini bu işin basına getirmiş. Bu sefer de dinciler YÖK'ü savunur, Atatürkcüler karşı cıkar olmuş. Bir sene önce üniversiteleri koruyan YÖK üniversiteler için bir tehlike olmuş.
Marmarisin Paşası yine haksız duruma düşüvermiş.
Kıssadan hisse ülkemizde önemli olan sistemler, kurumlar ve kurallar değil, o kurumların basındaki kişiler galiba.
Yönetenin kişiligine göre kurumu destekleyenler ve karsı çıkanlar hemen yer değiştirmekte bir sakınca görmüyorlar.
Benim gibi kişilere değil sistemlere önem verenler de her devir dönek oluyor...
Gelelim YAŞ krizi ve ordunun yerine.....
AKP yürütmenin başı olarak kendisine bağlı olan bir kurumu yönetmek istiyor, ve AKP yandasları bu fikri destekliyor.
AKP karsıtları da bu teze sonuna kadar karsı çıkıyor ve Atatürkçü ordunun bu ülkenin sistemini AKP ve AKP gibilere karsı koruduguna inanıyor. Terfi ve atamalara hükümetin karışmasını, orduya müdahale etmesini istemiyor.
Simdi bir an AKP'nin kendi düşüncesindeki askerleri Genel Kurmay'da hakim duruma getirdigini fakat daha sonra seçimi kaybettigini ve CHP'nin iktidara geldigini varsayalım.
Bu olmaz demeyin hırsızın biri Deniz Kuvvetleri komutanı olabiliyor ise her sey olur, Atatürkçü olmayan general olabilir hatta CHP iktidar bile olabilir!!
Herneyse olmaz diyorsanız da, 3 yasındaki oğlumun dedigi gibi, şakacıktan olmus gibi düşünelim. (Böyle şaka da olmaz diyorsanız yazının geri kalanını okumayın)
O zaman ne olacak, Genelkurmaydaki paşaların yerlerini devretmek isteyeceği adayları Atatürkçü iktidar beğenmeyecek, YAŞ'da müdahale edip baska adayları seçmek isteyeceker. Hükümet ile ordu arasında yine bir YAŞ krizi cıkacak.
Bugün siyası iktidarın orduda atamalara mudahale etmemesi gerektigini savunanlar, ordunun siyası iktidara bağlı oldugunu ve seçimi yürütmenin yapmasının çok doğal oldugunu, bügünün AKP yandasları da orduda teamüller olduğunu gidenin yerine geleni secmesinin bu teamüllere uygun olduğunu, hükümetin orduya karışmaması gerektiğini iddia edecekler.
Ben mi, ben o zaman yine secilmişlerin tarafında olacağım ama çevremdekileri görenler taraf değiştirdim sanacak...........