Biraz gec ama simdi yazayım.
Ergenekon hakkında :
Derin devletin derinleri, sığ kısımlardan bir kısmını tasviye ediyor.
Yoksa kimse ne bu kadar belgeye ulasabilir ne aklına estiği gibi dava açabilir.
Olay benim gözümde bundan ibarettir.
21 Kasım 2009 Cumartesi
Benim Dersim, Senin Dersin, CHP bir türlü ders almıyor..
Her zaman aynı seyi söylüyorum, eger CHP ve CHP yönetimi bizi AKP hükümetinden ve gelecekte olabilecek AKP hükümetlerinden kurtarmak istiyor ise yapacagı en güzel eylem istifa etmek ve Türkiye siyasetinden cekilmek olacaktır.
CHP yönetimi mevcut pozisyonuyla AKP’nin önünü açtığı gibi bir de geriden gelip muhalefet yapabileceklerin önünü kesiyor.
Simdi gelelim haftanın popüler konusuna, Dersim, Onur Öymen ve CHP.
Asagıda ki bağlantılarda meclis de yapılan konusmanın metnine ve daha sonra Onur Öymen’in CNN Türk’de yaptıgı röportajın metnini bulailirsiniz.
Bu metninleri ararken de ilginç bir durumla karsılastım.
Onur Öymen’in kişisel web sitesinde CNN Türk’de yaptıgı röportajın metni var yani site güncellenmiş fakat bir cok meclis konusmasının (belki de tamamı) metni olmasına ragmen bu konuşmanın metni yok.
Olaylar çıkınca CHP’li yöneticiler çıkıp bu Sayın Öymen’in kendi görüşüdür, bizim partimizde demokrasi (??) vardır türünden açıklamalar yaptılar ama bu konuşma meclisde CHP adına yapılmıştır, Sayın Öymen konuşmasına bunu belirterek başlamıstır. Anlaşılan Sayın Öymen hem CHP’yi hem de TBMM’yi kandırmıs, kendi görüşlerini CHP’nin diye yutturmaya kalkmış. Varsayalım ki öyle olmuş böyle bir eylem ciddi bir kurumdan ihracı gerektirir bence. Arkadas hem meclisi CHP adına konusuyorum diye kandırmıs hem CHP’ye haber vermeden onların adına konuşmuş.
.......Baskan :Değerli arkadaşlarım, şimdi genel görüşme önergesi üzerinde gruplar adına ilk konuşmayı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Bursa Milletvekili Sayın Onur Öymen yapacaklar.
Sayın Öymen, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ONUR ÖYMEN (Bursa) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Hükûmetin genel görüşme önergesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclise saygılar sunuyorum........”
Cocukken kovboy filmi seyrederdik pazar sabahları, bataklığa düşen kovboylar kurtulmaya calıştıkca daha çok batarlardı.
Gelelim konusma hakkındaki fikrime.
Dersim’den bahsetmeyecegim, zaten bu konuda herkes konuştu eklenecek bir sey yok.
Benim dikkatimi cekem Çanakkale idi Kurtuluş savası idi.
Öymen bir diplomat ne dediğini, neyi ne ile kaşılastırıdıgını bilecek bilgi görgü seviyesinde olmalı.
Belki Alevi olmadıgımdandır benim dikkatimi çeken Dersim değil Canakkale benzetmesiydi.
“...Değerli arkadaşlarım “Analar ağlamasın.” diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da “Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.” demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı?...”
Sayın Onur Öymen’e göre PKK, Yunan ordusu ile İngiliz ordusu ile ANZAK’larla karsılastırılabiliyor.
Sen PKK ile orduyu karsılastırısan, PKK’da terör örgütü degil ordu olur, savasın sonunda da oturur o ordunun komutanları ile müzakere edersin.
Benim duydugum PKK terör örgütüne yapılmıs en yüceltici sifattır bu.
Bari bir de PKK sehitligi yapalım ANZAK günü gibi senenin bir günü törenler filan düzenleyelim.
http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem23/yil4/ham/b01501h.htm
http://www.onuroymen.com/arsiv/1862
Not: Ben bu yazıyı yazdıktan sonra Onur Oymen sitesine konusma metnini koymus ilgili mesajı asagıda bulabilirsiniz.. (Ama gecikme yine de garip)
Re: Meclis konusmanızın metnine ulasamadım.
Kimden:
Oymen Ofis (oymen.ofis@gmail.com)
Gönderme tarihi:
17 Kasım 2009 Salı 16:01:10
Kime: Bora Karaca (Bora.karaca@hotmail.com)
Sayın Bora Karaca,Sayın Onur Öymen'in 10.11.2009 tarihinde Meclis'te yaptığı konuşmayı www.onuroymen.com web sayfasından temin edebilirsiniz.Bugün itibariyle siteye konuldu.
Oymen ofis
17 Kasım 2009 10:57 tarihinde Bora Karaca <Bora.karaca@hotmail.com> yazdı:
Sayın Öymen,Meclisde yaptıgınız konusmayı dinleme fırsatım olmadı fakat yorumlarını günlerdir takip ediyorum.
Bu nedenle konusma metnini de merak ederek sitenizde bulabilecegimi düşünmüştüm.Fakat gördüm ki bu konu hakkındaki TV programının desifre edilmis dökümü olmasına ragmen bu meclis konusma metniniz yok.Keske metni de arsive koymus olsaydınız.Bu durumda fikrimi ancak sizin ve karsı taraftakilerin "yorumları" üzerine oluşturabilecegim.
Fakat sunu belirtmek isterim ki, bir cok konfresans ve konumanız arsivde varken, ve söz konusu konusmanızı yorumladıgınız TV sohbetinin metni bile varken, konusma metni olmamasını garipsedim.
Eger adresime gönderebilirseniz sevinirim.
Herkesin hak ettigi gibi yasaması dileklerimle
Saygılar
Bora Karaca
CHP yönetimi mevcut pozisyonuyla AKP’nin önünü açtığı gibi bir de geriden gelip muhalefet yapabileceklerin önünü kesiyor.
Simdi gelelim haftanın popüler konusuna, Dersim, Onur Öymen ve CHP.
Asagıda ki bağlantılarda meclis de yapılan konusmanın metnine ve daha sonra Onur Öymen’in CNN Türk’de yaptıgı röportajın metnini bulailirsiniz.
Bu metninleri ararken de ilginç bir durumla karsılastım.
Onur Öymen’in kişisel web sitesinde CNN Türk’de yaptıgı röportajın metni var yani site güncellenmiş fakat bir cok meclis konusmasının (belki de tamamı) metni olmasına ragmen bu konuşmanın metni yok.
Olaylar çıkınca CHP’li yöneticiler çıkıp bu Sayın Öymen’in kendi görüşüdür, bizim partimizde demokrasi (??) vardır türünden açıklamalar yaptılar ama bu konuşma meclisde CHP adına yapılmıştır, Sayın Öymen konuşmasına bunu belirterek başlamıstır. Anlaşılan Sayın Öymen hem CHP’yi hem de TBMM’yi kandırmıs, kendi görüşlerini CHP’nin diye yutturmaya kalkmış. Varsayalım ki öyle olmuş böyle bir eylem ciddi bir kurumdan ihracı gerektirir bence. Arkadas hem meclisi CHP adına konusuyorum diye kandırmıs hem CHP’ye haber vermeden onların adına konuşmuş.
.......Baskan :Değerli arkadaşlarım, şimdi genel görüşme önergesi üzerinde gruplar adına ilk konuşmayı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Bursa Milletvekili Sayın Onur Öymen yapacaklar.
Sayın Öymen, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ONUR ÖYMEN (Bursa) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Hükûmetin genel görüşme önergesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclise saygılar sunuyorum........”
Cocukken kovboy filmi seyrederdik pazar sabahları, bataklığa düşen kovboylar kurtulmaya calıştıkca daha çok batarlardı.
Gelelim konusma hakkındaki fikrime.
Dersim’den bahsetmeyecegim, zaten bu konuda herkes konuştu eklenecek bir sey yok.
Benim dikkatimi cekem Çanakkale idi Kurtuluş savası idi.
Öymen bir diplomat ne dediğini, neyi ne ile kaşılastırıdıgını bilecek bilgi görgü seviyesinde olmalı.
Belki Alevi olmadıgımdandır benim dikkatimi çeken Dersim değil Canakkale benzetmesiydi.
“...Değerli arkadaşlarım “Analar ağlamasın.” diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da “Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.” demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı?...”
Sayın Onur Öymen’e göre PKK, Yunan ordusu ile İngiliz ordusu ile ANZAK’larla karsılastırılabiliyor.
Sen PKK ile orduyu karsılastırısan, PKK’da terör örgütü degil ordu olur, savasın sonunda da oturur o ordunun komutanları ile müzakere edersin.
Benim duydugum PKK terör örgütüne yapılmıs en yüceltici sifattır bu.
Bari bir de PKK sehitligi yapalım ANZAK günü gibi senenin bir günü törenler filan düzenleyelim.
http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem23/yil4/ham/b01501h.htm
http://www.onuroymen.com/arsiv/1862
Not: Ben bu yazıyı yazdıktan sonra Onur Oymen sitesine konusma metnini koymus ilgili mesajı asagıda bulabilirsiniz.. (Ama gecikme yine de garip)
Re: Meclis konusmanızın metnine ulasamadım.
Kimden:
Oymen Ofis (oymen.ofis@gmail.com)
Gönderme tarihi:
17 Kasım 2009 Salı 16:01:10
Kime: Bora Karaca (Bora.karaca@hotmail.com)
Sayın Bora Karaca,Sayın Onur Öymen'in 10.11.2009 tarihinde Meclis'te yaptığı konuşmayı www.onuroymen.com web sayfasından temin edebilirsiniz.Bugün itibariyle siteye konuldu.
Oymen ofis
17 Kasım 2009 10:57 tarihinde Bora Karaca <Bora.karaca@hotmail.com> yazdı:
Sayın Öymen,Meclisde yaptıgınız konusmayı dinleme fırsatım olmadı fakat yorumlarını günlerdir takip ediyorum.
Bu nedenle konusma metnini de merak ederek sitenizde bulabilecegimi düşünmüştüm.Fakat gördüm ki bu konu hakkındaki TV programının desifre edilmis dökümü olmasına ragmen bu meclis konusma metniniz yok.Keske metni de arsive koymus olsaydınız.Bu durumda fikrimi ancak sizin ve karsı taraftakilerin "yorumları" üzerine oluşturabilecegim.
Fakat sunu belirtmek isterim ki, bir cok konfresans ve konumanız arsivde varken, ve söz konusu konusmanızı yorumladıgınız TV sohbetinin metni bile varken, konusma metni olmamasını garipsedim.
Eger adresime gönderebilirseniz sevinirim.
Herkesin hak ettigi gibi yasaması dileklerimle
Saygılar
Bora Karaca
22 Ekim 2009 Perşembe
Dağdan Gelenler, Beni de taraf yaptılar...
2 gündür dağdan gelenler onuruna yapılan kutlamaları seyrediyor, yazılan çizilenleri okuyorum, ben de bir seyler yazayım dedim.
Yazdım da, tam sonunu “büyüklük bizde kalsın” diye bitiriyordum ki yaptığımı daha doğrusu onların bana yaptığını farkettim...
Bilenler bilir, ben bir çok aklı başında insan gibi, senelerdir bu ülkeyi Kürt, Türk, Müslüman, Laik, Atatürkçü, Kemalist, anti-Kemalist vs bölmeye uğraşıyorlar, oyuna gelmeyelim herkes bizden diyenlerdenim. Hatta eşim dostum, bırak bu hayal perestliği ülkeyi böldüklerinde ne tarafta olacaksın ona karar ver, diye bana kızarlar.
Bugün baktım ki ben de benim gibilerden biz diye bahsediyorum, dagdan inenlerle kutlayanlar “onlar” olmuşlar bile.
Birileri oyunu güzel oynadı, beni bile bizden onlardan seviyesine getirdiler.
Kamplaşmayı daha da perçinlediler bir de bunu barış, af diyerek yaptılar.
Kendime nasihat : Unutma, sen de insansın, arada sinirlenmek, sinirinle düşünmek senin de hakkın ama Bu oyuna gelme, sağduyuyu elden bırakma, bu ülkede yasayanları bizden onlardan diye ayırırsan asıl o zaman kaybedersin...
Yazdım da, tam sonunu “büyüklük bizde kalsın” diye bitiriyordum ki yaptığımı daha doğrusu onların bana yaptığını farkettim...
Bilenler bilir, ben bir çok aklı başında insan gibi, senelerdir bu ülkeyi Kürt, Türk, Müslüman, Laik, Atatürkçü, Kemalist, anti-Kemalist vs bölmeye uğraşıyorlar, oyuna gelmeyelim herkes bizden diyenlerdenim. Hatta eşim dostum, bırak bu hayal perestliği ülkeyi böldüklerinde ne tarafta olacaksın ona karar ver, diye bana kızarlar.
Bugün baktım ki ben de benim gibilerden biz diye bahsediyorum, dagdan inenlerle kutlayanlar “onlar” olmuşlar bile.
Birileri oyunu güzel oynadı, beni bile bizden onlardan seviyesine getirdiler.
Kamplaşmayı daha da perçinlediler bir de bunu barış, af diyerek yaptılar.
Kendime nasihat : Unutma, sen de insansın, arada sinirlenmek, sinirinle düşünmek senin de hakkın ama Bu oyuna gelme, sağduyuyu elden bırakma, bu ülkede yasayanları bizden onlardan diye ayırırsan asıl o zaman kaybedersin...
30 Eylül 2009 Çarşamba
Anayasayı Bir Sefer Delmekle Bir Şey Olmaz!!
DTP’lilerin mahkemeye gidip ifade vermemeleri ile ilgili yorumları okuyorum dinliyorum günlerdir.
Eski meclis başkanımız, bu milletvekillerini bulamamak gibi bir yöntem ile sorunu bir kac aylıgına ertelemişti. Şimdi tekrar gündeme geldi.
Tüm yorumcu aydınlarımız, yaptıkları değerlendirmelerde, anayasayı yorumladıklarında, bu arkadasların zorla mahkemeye götürülmesi gerektiğini söylüyorlar. Zaten anayasa bu konuda gayet açık.
Bu aydınlarımızdan bazıları yorumlarını burada kesmeyip sözlerine "ama.." diye devam ediyorlar.
Devam edenlerden bir kısmı bu durumun Türkiye’nin itibarını zedeleyecegini söylüyor, bir kısmı fikir hürriyetinden bahsediyor bir kısmı milletvekili dokunulmazlığının sınırlarından, hırsızlıkdan yargılananlara bile dokunulamadığından.
Anlıyoruz ki Anayasamızın bu maddesi uygulanırsa ülkemiz acısından kötü olacak (mış).....
Rahmetli Turgut Özal yine haklı çıktı “Anayasayı bir sefer delmekten bir sey olmaz!”
Hepsinin dedikleri özetle bu..
Bence:
Kuralları değiştirmeye gücü olanların, onları değiştirmek ya da değiştirmeye çalışmak yerine "kendilerince" doğru nedenler ile uygulamamaları bence sistemin çöküşüne işarettir.
Eski meclis başkanımız, bu milletvekillerini bulamamak gibi bir yöntem ile sorunu bir kac aylıgına ertelemişti. Şimdi tekrar gündeme geldi.
Tüm yorumcu aydınlarımız, yaptıkları değerlendirmelerde, anayasayı yorumladıklarında, bu arkadasların zorla mahkemeye götürülmesi gerektiğini söylüyorlar. Zaten anayasa bu konuda gayet açık.
Bu aydınlarımızdan bazıları yorumlarını burada kesmeyip sözlerine "ama.." diye devam ediyorlar.
Devam edenlerden bir kısmı bu durumun Türkiye’nin itibarını zedeleyecegini söylüyor, bir kısmı fikir hürriyetinden bahsediyor bir kısmı milletvekili dokunulmazlığının sınırlarından, hırsızlıkdan yargılananlara bile dokunulamadığından.
Anlıyoruz ki Anayasamızın bu maddesi uygulanırsa ülkemiz acısından kötü olacak (mış).....
Rahmetli Turgut Özal yine haklı çıktı “Anayasayı bir sefer delmekten bir sey olmaz!”
Hepsinin dedikleri özetle bu..
Bence:
Kuralları değiştirmeye gücü olanların, onları değiştirmek ya da değiştirmeye çalışmak yerine "kendilerince" doğru nedenler ile uygulamamaları bence sistemin çöküşüne işarettir.
Ben'ce -1-
Tarafsız olmak kararsız olmak degildir.
Olduğunuz, olacağınız tarafı önyargısız, bağımsız, özgürce seçmek demektir.
Olduğunuz, olacağınız tarafı önyargısız, bağımsız, özgürce seçmek demektir.
28 Eylül 2009 Pazartesi
Hata Yapma Hakkı = Özgürlük
Özgürlük zor cok zor
Özgür olan icin de zor, özgür bırakan icin de.
Bir de işin içine sevgi girince büsbütün cıkılamıyor icinden.
Hep bizim gibi düşünseler, bizim gibi karar verseler sorun yok.
İstedigini yapabilirsin dersin olur biter, nasıl olsa bizce dogru olanı isteyecekler.
Ama ya hata yapmak isterlerse!.....
İnsan göz göre göre kızının ya davulcuya, ya zurnacıya varmasına nasıl izin verecek ki?
Kolay degil hic kolay degil...
Oglunuz iyi bir iş güc sahibi mi olacak, hayallerinin pesinden mi gidecek?
Zor cok zor.
Özgürlük hata yapma hakkıdır, özgür bırakmak hata yapmasına izin vermek...
Devlet babamız da böyle, biz iyi insanlar olalım diye uğrasıp duruyor.
Ama bazılarımız bir türlü onun gibi düşünmüyor işte..
Hata yapmaya calısıp duruyoruz....
Özgür olan icin de zor, özgür bırakan icin de.
Bir de işin içine sevgi girince büsbütün cıkılamıyor icinden.
Hep bizim gibi düşünseler, bizim gibi karar verseler sorun yok.
İstedigini yapabilirsin dersin olur biter, nasıl olsa bizce dogru olanı isteyecekler.
Ama ya hata yapmak isterlerse!.....
İnsan göz göre göre kızının ya davulcuya, ya zurnacıya varmasına nasıl izin verecek ki?
Kolay degil hic kolay degil...
Oglunuz iyi bir iş güc sahibi mi olacak, hayallerinin pesinden mi gidecek?
Zor cok zor.
Özgürlük hata yapma hakkıdır, özgür bırakmak hata yapmasına izin vermek...
Devlet babamız da böyle, biz iyi insanlar olalım diye uğrasıp duruyor.
Ama bazılarımız bir türlü onun gibi düşünmüyor işte..
Hata yapmaya calısıp duruyoruz....
17 Eylül 2009 Perşembe
Baslarken..
Öncelikle , beni yazmaya tesvik hatta ikna ettigi icin Özlem’e cok teşekkür ediyorum.
Bazen farklı dünyalarda yasadıgımızı düşünüyorum. Kiminle mi? Siyasetcilerle, yazarlarla, gazetecilerle, arkadaslarımla, ahkam kesenlerle, herkesle...
Her gün gazete okurken, televizyon seyrederken, arkadaarımla konuşurken, hayretler icinde kalıyorum, anlamsızlasıyorum.
Bu blogda sık sık benim görüşlerimi yazacağım
Bazen farklı dünyalarda yasadıgımızı düşünüyorum. Kiminle mi? Siyasetcilerle, yazarlarla, gazetecilerle, arkadaslarımla, ahkam kesenlerle, herkesle...
Her gün gazete okurken, televizyon seyrederken, arkadaarımla konuşurken, hayretler icinde kalıyorum, anlamsızlasıyorum.
Bu blogda sık sık benim görüşlerimi yazacağım
15 Eylül 2009 Salı
Ankara‘daki içki Referandumu
Referandum Üzerine
Ankara’da referandum yapılıyormus. Gerci referandum degil, kamuoyu anketi imis. Belediye Meclisinde CHP’lilerin de oyu ile kabul edilmis, sonra CHP’liler hızlı okumusuz diye itiraz etmişler.
7. cadde esnafına ve burada olturan vatandaslara 2 soru sorulacakmıs.
1- Cadde trafige kapansın mı?
2- Alkollu içki satan barlara izin verilsin mi?
Sonra en son kararı gene Belediye Meclisi verecekmis. Halk için halka rağmen mi olacak, yoksa ne yapalım halk böyle istedi mi, görecegiz.
İşin içkisini, laikligini bir kenara bırakın bir trafiğe kapatılıp kapatılmayacağı o sokak halkına mı sorulur, yan sokağa, semte, sehre etkisi nedir, diğer caddeleri nasıl etkiler? O caddenin sakinleri tüm sehri nasıl etkileyeceklerini düşünmeliler yoksa kişisel konfor alanlarını mı?
Ne diyeyim, ben boğazda otursam da böyle bir anket yapsalar 2. soruya hayır derdim. Neden evime ulasmak icin dünya capındaki gece kluplerimizin olusturdugu trafikle boğuşayım , neden balkonumda huzurla bogazı seyretmek varken trafik gürültüsü, müzik sesi duyayım.
Birinci soruya cevabım evimin trafiğe kapanan noktadan uzaklığına bağlı olurdu, arabamı bırakıp 1 km yürüyeceksem açık kalsın, 20 metre yürüyeceksem kapansın.
7 caddede oturanlar da aynen boyle yapacak, müzikten rahatsız olan amcalar, teyzeler barlar kapansın diyecek, sigara satan kuruyemisçi acık kalsın.
Sonra birileri içki diyecek, günah, din diyecek, AKP diyecek, laiklik diyecek, Atatürk’e kadar gidecek konu, ülkenin temelleri tartısılacak.
Yok yok okadar uzun boylu değil sadece müzikten rahatsız oluyorum diyen adamı kimse takmayacak. Biraz daha fazla sigara satmaya calışan büfeyle, para kazanmaya calısan işletmeciyle kimse ilgilenmeyecek bile.
Simdi okurken, yok ben toplumun cıkarını düşünürüm filan diyenler olacaktır, onlara cevabım da “Hadi canım sen de”.
Bana sorsunlar evime kadar transit yol istiyorum, giris cıkış olmasın. (eskiden tercihli otobüs yolları vardı şimdilerde metrobüs yolu diye adını değiştirdiler onlar gibi, ama sadece bizim semte kayıtlı araclar girebilecek)
Ne diyeyim Allah akıl fikir versin.
CHP Üzerine / Siz gitseniz AKP de gidecek
Bu süreç baştan sona garip, Belediye Meclisinde oy birligi ile kabul edilmis, sonra CHP’liler hızlı okuduk anlamamıstık diye itiraz etmisler. Hem itirazları kabul olmamıs hem de, Melih Gökçek, bu arkadasların anlama kabiliyetleri ölçmek lazım, diye dalga geçmiş.
Sonra da neden AKP bu kadar oy alıyor diye merak ediyoruz. Meclisde Askeri yargı Sistemi değistiriliyor CHP’liler konuyu anlamadan “EVET” diyor, Ankadara içki referandumu yapılıyor CHP’li Belediye Meclis üyeleri hızlıca okuyup anlamadan “EVET” diyor. İkisinde de ertesi gun sabah kahvaltıda gazete haberlerini okurken ne yaptıklarını anlıyorlar ya da eşleri uyarıyor, cocukları baba, anne sen ne yapmıssın diye tavır koyuyor. Fırlayıp AKP’yi halka sikayet ediyorlar. "Bu iktidar partisi bizi gene kandırdı."
Efendiler siz orada bu ülkeyi, bu sehri, bu ilceyi yönetmek icin oturuyorsunuz. Azınlıkda olmanız milletin vekili oldugunuz gerceğini değistirmiyor. Siz işinizi doğru düzgün yapmıyorsunuz, evet dediginiz belgeleri okumuyorsunuz, yüksek ihtimalle hayır dediklerinizi de okumuyorsunuz, çekimser kaldıklarınızdan haberiniz bile yok herhalde.
Siz bir gitseniz, yerinize adam gibi bir muhalefet gelse, AKP’de gidecek, hepimiz rahat edeceğiz, siz bunu da anlamıyorsunuz. (Gökçek Bey arada dogru konusuyor galiba)
Bana dair...
Nedendir bilmem bu haberleri okurken ağzıma Ahmet Kaya’nın sarkısı dolandı
Basım belada, basım belada.....
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça
Not: Sigara konusunda da bir referandum yapsak ne olur sizce. Hem ucu laikliğe filan da dokunmuyor..
Ankara’da referandum yapılıyormus. Gerci referandum degil, kamuoyu anketi imis. Belediye Meclisinde CHP’lilerin de oyu ile kabul edilmis, sonra CHP’liler hızlı okumusuz diye itiraz etmişler.
7. cadde esnafına ve burada olturan vatandaslara 2 soru sorulacakmıs.
1- Cadde trafige kapansın mı?
2- Alkollu içki satan barlara izin verilsin mi?
Sonra en son kararı gene Belediye Meclisi verecekmis. Halk için halka rağmen mi olacak, yoksa ne yapalım halk böyle istedi mi, görecegiz.
İşin içkisini, laikligini bir kenara bırakın bir trafiğe kapatılıp kapatılmayacağı o sokak halkına mı sorulur, yan sokağa, semte, sehre etkisi nedir, diğer caddeleri nasıl etkiler? O caddenin sakinleri tüm sehri nasıl etkileyeceklerini düşünmeliler yoksa kişisel konfor alanlarını mı?
Ne diyeyim, ben boğazda otursam da böyle bir anket yapsalar 2. soruya hayır derdim. Neden evime ulasmak icin dünya capındaki gece kluplerimizin olusturdugu trafikle boğuşayım , neden balkonumda huzurla bogazı seyretmek varken trafik gürültüsü, müzik sesi duyayım.
Birinci soruya cevabım evimin trafiğe kapanan noktadan uzaklığına bağlı olurdu, arabamı bırakıp 1 km yürüyeceksem açık kalsın, 20 metre yürüyeceksem kapansın.
7 caddede oturanlar da aynen boyle yapacak, müzikten rahatsız olan amcalar, teyzeler barlar kapansın diyecek, sigara satan kuruyemisçi acık kalsın.
Sonra birileri içki diyecek, günah, din diyecek, AKP diyecek, laiklik diyecek, Atatürk’e kadar gidecek konu, ülkenin temelleri tartısılacak.
Yok yok okadar uzun boylu değil sadece müzikten rahatsız oluyorum diyen adamı kimse takmayacak. Biraz daha fazla sigara satmaya calışan büfeyle, para kazanmaya calısan işletmeciyle kimse ilgilenmeyecek bile.
Simdi okurken, yok ben toplumun cıkarını düşünürüm filan diyenler olacaktır, onlara cevabım da “Hadi canım sen de”.
Bana sorsunlar evime kadar transit yol istiyorum, giris cıkış olmasın. (eskiden tercihli otobüs yolları vardı şimdilerde metrobüs yolu diye adını değiştirdiler onlar gibi, ama sadece bizim semte kayıtlı araclar girebilecek)
Ne diyeyim Allah akıl fikir versin.
CHP Üzerine / Siz gitseniz AKP de gidecek
Bu süreç baştan sona garip, Belediye Meclisinde oy birligi ile kabul edilmis, sonra CHP’liler hızlı okuduk anlamamıstık diye itiraz etmisler. Hem itirazları kabul olmamıs hem de, Melih Gökçek, bu arkadasların anlama kabiliyetleri ölçmek lazım, diye dalga geçmiş.
Sonra da neden AKP bu kadar oy alıyor diye merak ediyoruz. Meclisde Askeri yargı Sistemi değistiriliyor CHP’liler konuyu anlamadan “EVET” diyor, Ankadara içki referandumu yapılıyor CHP’li Belediye Meclis üyeleri hızlıca okuyup anlamadan “EVET” diyor. İkisinde de ertesi gun sabah kahvaltıda gazete haberlerini okurken ne yaptıklarını anlıyorlar ya da eşleri uyarıyor, cocukları baba, anne sen ne yapmıssın diye tavır koyuyor. Fırlayıp AKP’yi halka sikayet ediyorlar. "Bu iktidar partisi bizi gene kandırdı."
Efendiler siz orada bu ülkeyi, bu sehri, bu ilceyi yönetmek icin oturuyorsunuz. Azınlıkda olmanız milletin vekili oldugunuz gerceğini değistirmiyor. Siz işinizi doğru düzgün yapmıyorsunuz, evet dediginiz belgeleri okumuyorsunuz, yüksek ihtimalle hayır dediklerinizi de okumuyorsunuz, çekimser kaldıklarınızdan haberiniz bile yok herhalde.
Siz bir gitseniz, yerinize adam gibi bir muhalefet gelse, AKP’de gidecek, hepimiz rahat edeceğiz, siz bunu da anlamıyorsunuz. (Gökçek Bey arada dogru konusuyor galiba)
Bana dair...
Nedendir bilmem bu haberleri okurken ağzıma Ahmet Kaya’nın sarkısı dolandı
Basım belada, basım belada.....
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça
Not: Sigara konusunda da bir referandum yapsak ne olur sizce. Hem ucu laikliğe filan da dokunmuyor..
10 Eylül 2009 Perşembe
Hangi Taraftayım..
Sunu bilinki ben sizden degilim! Kim olusanız olun sizin tarafta değilim, ben buradayım, tam bu noktada.
Ben kendi tarafımdayım.
Siz nerdesiniz?
Oldugunuz yer gercekten siz'misiniz?
Yoksa orada olmak zorunda mısınız?
Her sey gönlümüzce olsun.
Bora'dan Sevgilerle
Ben kendi tarafımdayım.
Siz nerdesiniz?
Oldugunuz yer gercekten siz'misiniz?
Yoksa orada olmak zorunda mısınız?
Her sey gönlümüzce olsun.
Bora'dan Sevgilerle
Kaydol:
Yorumlar (Atom)